TCMB rezervleri için analitik bilançodan yapılan hesaplamalar, 9 Ekim haftasında düşüşün sona erdiğine ve TCMB rezervleri kaleminde yaklaşık 4,2 milyar dolarlık bir artışa işaret ediyor. Ancak bu tablo, resmi veriler yayımlandığında netleşecek.
Altı haftalık gerilemenin ardından öncü sinyal
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın toplam rezervlerine ilişkin hesaplamalar, 9 Ekim ile biten haftada yön değişimine işaret ediyor. Piyasa verileri ve analitik bilanço üzerinden yapılan çalışmalara göre, söz konusu haftada toplam rezervlerde yaklaşık 4,2 milyar dolarlık bir artış gerçekleşmiş olabileceği tahmin ediliyor. Bu sinyal doğrulanırsa, altı haftadır süregelen düşüş döneminin sona erdiği anlamına gelecek.
2 Ekim haftasında 167,4 milyar dolar seviyesinde hesaplanan toplam rezervlerin, 9 Ekim haftasında 171,6 milyar dolara ulaştığı öngörülüyor. Bu iki tarih arasındaki fark, haftalık artışın kabaca 4,2 milyar dolar olduğu değerlendirmesini destekliyor. Ancak, bu rakamlar doğrudan resmi haftalık rezerv tablosundan değil, analitik bilanço verileri ve piyasa hesaplamalarından türetiliyor.
Resmi rezerv istatistikleri, Merkez Bankası tarafından 15 Ekim Perşembe günü saat 14.30’da yayımlanacak. Dolayısıyla, mevcut artış değerlendirmesi şimdilik öncü bir gösterge niteliği taşıyor ve nihai teyit, TCMB’nin haftalık bülteniyle gelecek.
Yıl içi seyir: Zirveden kademeli gerilemeye
Yılbaşından bu yana rezervlerin izlediği yol, dönemsel dalgalanmaları ortaya koyuyor. 2026’ya 189,1 milyar dolar civarında başlandığı, 30 Ocak’ta ise 218,2 milyar dolarla yılın en yüksek düzeyine ulaşıldığı hesaplandı. Bunu izleyen aylarda kademeli ve zaman zaman sertleşen geri çekilmeler dikkat çekti; 26 Haziran itibarıyla rezervlerin 149,2 milyar dolara kadar gerilediği tahmin edildi.
Aylık bazdaki hareketlere bakıldığında, ocak ayında güçlü bir artış, mart ayında ise belirgin bir düşüş hesaplandığı aktarılıyor. Temmuz ve ağustos aylarında toparlanma işaretleri görülürken, eylülde yeniden geri çekilme öne çıktı. 21 Ağustos-2 Ekim arasında 21,1 milyar dolarlık düşüşün ardından, 9 Ekim haftasında artış sinyali gelmesi, kısa dönemli eğilimde bir kırılmaya işaret edebilir. Yine de bu tablo, resmi açıklama yapılıncaya kadar tahmin statüsünde kalmayı sürdürecek.
Yıl sonu karşılaştırması ve mevcut konum
Tahmini verilere göre, 9 Ekim haftasında toplam rezervlerin 171,6 milyar dolar düzeyinde olması, 2025 yıl sonu seviyesine kıyasla düşüşe işaret ediyor. Hesaplamalar, 2025 kapanışına göre yaklaşık 22,3 milyar dolarlık fark bulunduğunu belirtiyor. Ayrıca, yılın ocak ayındaki zirveyle karşılaştırıldığında mevcut seviyenin yaklaşık 46,6 milyar dolar altında olduğu değerlendiriliyor.
Bu karşılaştırmalar, yıl içindeki dalgalanmaların büyüklüğünü ortaya koyuyor. Özellikle zirve sonrası dönemde yaşanan gerileme, yaz aylarındaki toparlanma denemelerine rağmen eylülle birlikte yeniden zayıflayan bir görünüm sergiledi. 9 Ekim haftasında öne çıkan artış sinyali bu nedenle dikkat çekici; ancak teyit edilmediği sürece analitik bir gösterge olarak kalacak.
İzlenecek takvim ve belirsizlikler
Piyasalar, öncü hesaplamalar sonrası gözünü TCMB’nin 15 Ekim’de yayımlayacağı haftalık rezerv istatistiklerine çevirdi. Bu açıklama, altı haftalık düşüş eğiliminin gerçekten sona erip ermediğini ve 9 Ekim haftasına ilişkin artışın boyutunu netleştirecek.
Önümüzdeki süreçte, haftalık verilerin yanı sıra aylık eğilimlerin de yakından izlenmesi bekleniyor. Zira yıl içinde görülen sert dalgalanmalar, tek bir haftalık hareketten genelleme yapmanın sınırlı olduğuna işaret ediyor. Dolayısıyla, 9 Ekim haftasına ait tahmini artış haber değeri taşırken, sürdürülebilirlik açısından ardışık verilerin teyidi önem kazanacak.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.




